18 Ekim 2010 Pazartesi

Yıllanmış

Bir yıldan fazla süre önce eklenen fotoğrafta etiketlenmiş arkadaşımın adı. Facebook söylüyor. Bakıyorum "Ah zaman vah zaman" diyorum elbette.
Ne çok şey yaşıyoruz yahu bir yılda.
Aman da geçen sene bu zamanlarda...
Yok, biz hakikaten fazla acı çekiyoruz bazen. Bir de seve seve çekiyoruz çaktırmadan. Çok acayip.
Sonra üstüne üstlük küsüyoruz ya bazı hayat gereklerine. "Artık şunu bunu yapmayacağım, ben de öylesine bir adam olacağım, çok ağır geldi yaşadıklarım, ötesini kaldıramayacağım..."
E senin yaşın kaç da sevmelere bile küstün. Karşılıksız iyiliğin rengine bakmadan paketleyip yol kenarına bıraktın? Demezler mi, demesinler madem.

Erken ölümlere hiç alışkın değiliz biz. Oysa bu şehir, her akşamüstü ölüyor.

Ay turuncu. Yüzünü pencereye yapıştırmış. Sanki burası oradan sıcakmış gibi. Oradan daha fazla su varmış da, sanki ekmeklere bal-kaymak sürmüşüz de, bir müzik açmışız tükenmeyenden... Özenmiş güzellik. Yazık.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder