25 Ocak 2012 Çarşamba

Ağaçkakan

Demirli pencereden ıslık çalıp, yoldaki adamdan kar istiyor.
(Bu ev bir birinci katta. Salonu salon salamanje)
Çapraz çarpımlar, üstünde uykusuzluk
Elde varsa eğer; 9 demekten kaçıyorum.
Yine de imla kuralları dahilinde
Bütün orta yazı başlıklarının her kelimesinin ilk harfi büyük harf olmalı.dır.
Çetrefilli adamlar nakış işliyor düz ovada
Adamlar böyle
Tabi tabi ya
Annelerin de etkisiyle.
Kavanozda kakao ve pirinç
ve uysalsa birazcık sevinç
kalmıştır belki
Park dediğimde aklıma tek bir park, arkadaş deyince tek bir arkadaş geliyor senelerdir.
Fakat ne olursa olsun
İmla kuralları dahilinde
Hürmet ve meslek bildiren ünvanların ilk harfi, büyük harf ile başlamalı.dır.
Dedi, ekose şapkalı ağaç traşçısı.
Garın oradaki köprünün ordan.
Çetin hava şartlarının etkisiyle
kar da kalmıştı üstelik.
hadi ordan

23 Ocak 2012 Pazartesi

şarkılı müebbet

İsmin 'yalın' hali, 'de' hali, 'den' 
hali...
evin kış hali, vize hali, depresyon hali...

"sevgiliyle ayrılma" hali.


bulaşık, dağınık, makyajsız, baharatsız...
pilli bebek, the civil wars, ane brun, karapaks, cohen...
hayatın "hayatımda artık 'den dan' olmayacak" hali
çok uyumaktan mı, çok yürümekten mi yoksa?
bilmez.miş.gibi.

gibi değil.
öldürüldükten sonra defalarca, kendi derisini itina ile yüzer kadınla
r.



19 Ocak 2012 Perşembe

18 Ocak 2012 Çarşamba

Paris Sıkıntısı'ndan


 Söyle, anlaşılmaz adam, kimi seversin en çok, ananı mı, babanı mı, bacını mı, yoksa kardeşini mi?
"Ne anam, ne de babam var, ne bacım, ne de kardeşim."
- Dostlarını mı?
"Anlamına bugüne kadar yabancı kaldığım bir söz kullandınız."
- Yurdunu mu?
"Hangi enlemdedir, bilmem."
- Güzelliği mi?
"Tanrısal ve ölümsüz olsaydı, severdim kuşkusuz."
- Altını mı?
"Siz Tanrı'ya nasıl kin beslerseniz, ben de ona öylesi kin beslerim."
- Peki, neyi seversin öyleyse sen, olağanüstü yabancı?
"Bulutları severim... İşte şu... Şu geçip giden bulutları... Eşsiz bulutları."

Charles Baudelaire


16 Ocak 2012 Pazartesi

Nupelda

Kızın gözü çay bardağımda. Bardak nereden benim oluyor? Ajda bardağının hikayesi beynimde vuku bulalı bugünden geriye on beş ay kadar oluyor. Boy:1.68 Göğüs:99 Bel: 63 Kalça:101 Bilek:23

Kızın gözü çay bardağımda. Bitirir bitirmez yenisini koyacak, tedirginim ama belli etmemeye çalışıyorum. Son yudum buza döndü. Belinden sıkıca sarıyorum bardağı, köy köy dolaşan demir ustaları gibi, kıymet bilir gibi. Bana bu kadarı kafi, sonra uykum kaçıyor diyemeyeceğim. Yahu demi az olsa diyemeyeceğim. Ayağa kalktığı an "ayağı takılmasın aman" diye dilemekten başka bir şey diyemeyeceğim. Kulaklarını deldirir, küpe alamaz da beyaz ip takar senelerce. Dünya yeteneklisidir, son hızla ip atlar da üç numara büyük terliği ayağından fırlamaz saatlerce. Ayağını yere vurdukça kumdan tozlar kalkar; kuma işer, S çizer çocuklar. Hamam böceğinden, bilhassa yılandan korkma lüksü yoktur. Üzüm bağında deri değiştirince yakından bakıp durur. Engerek gece avlanır. Urartu'dan kalmış öyle ya bu üzümler.
Abisine çok yakışır babasının lacivert ceketi. Okulun ilk günü abisi, veli toplantısında babası giyer. Sabahın körünün serin ışığı da en çok dut ağacına yakışır Temmuz'da. Dutu sallarlar, iki gözünde iki koca nazarlık, Çavşin serer çuhayı.
Çavşin'in gözü bardağımda. Kafi diyemeyeceğim. Ne diye buraya bu mevsimde geldiğimi, -çok üzgünüm ama- şu an söyleyemeyeceğim. Köyleri dolaşan seyyar demirciler işi bırakalı çok oldu.

Muğla'ya gitmek kadar kolay değil sahlep yapabilmek, aynı şey olur mu hiç? sahlebe mahlep kondurulmuyor.

Bir Muğla türküsünde diyordu "Demirciler demir döver tunç olur. Sevip sevip ayrılması güç olur." diye.

‎”Bir mevsim geçecek… Yeşilleneceksin sen de… Durup dururken. ” 

6 Ocak 2012 Cuma

Bullet

Sen gömleğini giyene kadar dış kapının makineli mandal sayacı kendini çoktan halının altına sıkıştırmış olacak. 
Kırışımışlık. Bir sonraki temizliğe dek gözlerden ırak, ufak tozları daha iyi sömürsün diye 5 lira fazlaya alınan alengirli vileda marka viledanın azabından kaçarak; çamaşır suyunu solungaçlarından fosforlu tebeşirle yontarak, iç organlarımızı Ahvaz usulen, lorena ustura ile tarayacak. Bob Schneider'e ne bunlardan?

Gömleğini yavaş giy.