6 Mart 2016 Pazar

Günlükler

27 Kasım 2015 - Santander
"Bir aydınlanmaydı başıma gelen" dedim. "Ben artık yaşarım parasız da ve hiç olmamış evlatlarım olmadan da."

Bildiğimizden başka bir ülkede; şehrin bir ucundayız. Burda da köpeklerini gezdiriyor adamlar. Bekliyorlar köpekleri kakalarını yaparken sabırla. Sonra çekiştiriyorlar boyunlarından. Burda da.

Konser salonları boşalıyor. Siyah elbiseleriyle sokaklara çıkıyor, içerdekiler.

Bir kadın uyuyor benim de yattığım odada, saçları kırmızı. Periyodik olarak saçlarını kırmızıya boyuyor ve dışarı çıkıyor Cuma geceleri. Bir kadın, taş çatlasa 45 kilo.

Ben buraya gelmeseydim, bu kadın olmazdı. Oysa, bir kuş sakatlanmış gibi nefes alıyor şimdi yatağında. Odadaki eşyaların yerini değiştirip bir köşeye çekiliyor sessizce. Kollarını kesmiş vaktinde dört yerinden, izleri duruyor. Kendi canını çok acıtmış belli ki, hiç kimseye bir zararı yok.

Ben ise; kendimi bir civciv gibi avuçlarımda buluyorum bazen. Kapıda belirdiğimde yahut akşam vakitleri karşılarına çıkınca... Ya da gözlerimi dikince iri iri, çok korkuyorlar. Sanki hiç olmamışım önceden. Bir civciv gibi avuçlarıma pisliyorum bazen. Maviye boyuyorlar kötü boyalarla sonra, çocuklar annelerine satın aldırsın diye.

Allahım, bin musubet gelse başıma; açılmayan yerlerimden uzar mıyım? Nasıl kurulacağını anlatan kağıtları beraberinde gelen mobilyalara döner miyim?
Allahım, benim omuzlarım daracıkmış meğer. Sanırım bu öyle güzel bir şey değil.
Neden daha önce söylemedin?


Georgia O'Keeffe
Evening Star, No. III (1917)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder