bir yer yok.
17 Temmuz 2012 Salı
11 Temmuz 2012 Çarşamba
Kahvaltı
Yola çıktığımızda sabah mavisi vardı. Ben adını bilmiyorum ah bu kuşlar, ne gevezeler öyle. Baldırlarım ağır ağır açılıyor. Omzum kasılıyor. Böbreklerimi sonradan monte etmişler gibi yan karnıma.
Yokuş yukarı bisiklet sürmek, 10 Amasya elması yemeğe eşdeğerdir diyor magazin basını. Hayır, bununla ilgilenmiyorlar tabi. Beynime aşırı pompalanan kan, temiz havada saçmalatıyor sadece.
İş yerinde "fazla" dekolte, yırtık kot, dağınık saç, sürç-ü lisan... yasak. Ne çok kahve içmişim öyle, neden kahvaltı etmemişim, içime atlet giysem üşümezmişim, yarım kalan yemeğimi köpeklere vermeseymişim.. çünkü var ya; saat 3 sularında çok acıkırmış insan...
Her Türk ferdinin içinde tüp çokokrem kıvamında bir ebeveyn saklı. Çantana mantana atar da görmezsen, fışkırıp mahveder iç aksanlarını. Bu yapışkan tehlikeyi asla gözardı etmemek lazım. Açıklama kapanındaki ezine peynirine de kanmamak lazım.
Mutlu olmak çok kolay tabi. Mesela ben yokuş aşağı bisiklet sürerken bir de Mirkelam şarkıları dinlerken çok mutlu oluyorum. Fakat yokuş aşağı fütursuzca inmek, şarkıları fütursuzca dinlemek gerek. Şimdi benim ayağım şuraya sıkışsa, toprak yoldaki taşlar yüzüme gözüme saçılsa, kan revan içinde kalsam..yakında hastane de yoktur. Yanımdaki adam çoktan gidip bir gölgeye uzandı, o çalı hareket ettiyse, hamilime yazılan çekler karşılıksız çıkarsa, güvendiğim o bikaç kişi de.. N'aparım sonra.
"Bir tarlaya kemeken ekmişler.İki kürkü yırtık kel kör kirpi dadanmış.Biri erkek kürkü yırtık kel kör kirpi,öteki dişi kürkü yırtık kel kör kirpi.Kürkü yırtık erkek kel kör kirpinin yırtık kürkünü,kürkü yırtık dişi kel kör kirpinin yırtık kürküne;kürkü yırtık dişi kel kör kirpinin yırtık kürkünü,kürkü yırtık erkek kel kör kirpinin yırtık kürküne eklemişler."
Yokuş yukarı bisiklet sürmek, 10 Amasya elması yemeğe eşdeğerdir diyor magazin basını. Hayır, bununla ilgilenmiyorlar tabi. Beynime aşırı pompalanan kan, temiz havada saçmalatıyor sadece.
İş yerinde "fazla" dekolte, yırtık kot, dağınık saç, sürç-ü lisan... yasak. Ne çok kahve içmişim öyle, neden kahvaltı etmemişim, içime atlet giysem üşümezmişim, yarım kalan yemeğimi köpeklere vermeseymişim.. çünkü var ya; saat 3 sularında çok acıkırmış insan...
Her Türk ferdinin içinde tüp çokokrem kıvamında bir ebeveyn saklı. Çantana mantana atar da görmezsen, fışkırıp mahveder iç aksanlarını. Bu yapışkan tehlikeyi asla gözardı etmemek lazım. Açıklama kapanındaki ezine peynirine de kanmamak lazım.
Mutlu olmak çok kolay tabi. Mesela ben yokuş aşağı bisiklet sürerken bir de Mirkelam şarkıları dinlerken çok mutlu oluyorum. Fakat yokuş aşağı fütursuzca inmek, şarkıları fütursuzca dinlemek gerek. Şimdi benim ayağım şuraya sıkışsa, toprak yoldaki taşlar yüzüme gözüme saçılsa, kan revan içinde kalsam..yakında hastane de yoktur. Yanımdaki adam çoktan gidip bir gölgeye uzandı, o çalı hareket ettiyse, hamilime yazılan çekler karşılıksız çıkarsa, güvendiğim o bikaç kişi de.. N'aparım sonra.
"Bir tarlaya kemeken ekmişler.İki kürkü yırtık kel kör kirpi dadanmış.Biri erkek kürkü yırtık kel kör kirpi,öteki dişi kürkü yırtık kel kör kirpi.Kürkü yırtık erkek kel kör kirpinin yırtık kürkünü,kürkü yırtık dişi kel kör kirpinin yırtık kürküne;kürkü yırtık dişi kel kör kirpinin yırtık kürkünü,kürkü yırtık erkek kel kör kirpinin yırtık kürküne eklemişler."
8 Temmuz 2012 Pazar
3 Temmuz 2012 Salı
İnsanoğlu, bisikleti icat ettiğinde
hünerlerinin zirvesine erişmiş oldu. İnsanlığın yararına bir kesinlik ve denge
makinesi.. (Ardından icat edilen insanlığa yararlı makinelerin aksine),
insanoğlu bisikleti, ne kadar çok kullanırsa vücudu o kadar zinde oldu. İnsan
aklının, bir kereliğine de olsa, ürettiği, kullanıcılarına fayda sağlarken,
başkalarına zarar vermeyen ya da rahatsız etmeyen bir araç. Bisikletin icat
edildiği gün ilerleme durmalıydı.
Elizabeth West
Elizabeth West
29 Haziran 2012 Cuma
Koala
Bak burada saat yedi sularında, güneş sol yüzüne ışırken / ben akşam güneşi derim akşam güzeli olur tüm ölümlüler. Bak bu evde, bu iki kız ve bir oğlanın misket attığı yerde / memeleri küçük bir kadın oturuyor. Bak çamaşır ipinde danteli yıpranmış bir atlet salınıyor. İp askıları omuzdan santimce düğümlü. Memeleri küçük bir kadın oturuyor. Bir adama ait değil hiç bir pantolon. Yeşil olanı kadın merdiven silerken kullanıyor. Bak baldırında beyaz benekler dolanıyor. Sabunlu su deyince bisikletin iç lastiği diyor oğlan. Hapisteki babalar boyunca avukat olmak isteyen çocuklara inat Ahmet Usta'ya uzanıyor çocuk. Yaz tatili geldiğinde karnesiyle koşa koşa dükkana gidiyor. Baş parmağı matematiği kapatabildiğince...
Bundan 30 sene önceydi tam. Bir kanun sesiyle kirpiklerini kıvırabilir şimdi deniz... Babasına aşina çocuklar yaşarken bu kadar koklamaz yediği meyveyi, akşam yedi sularını. Yemek vaktini beklemez sokağa fırlamaya. Hayatı başka hayata iç güveysi değilse, bir balkon uykusu için sevdiği şarkıları başında taşımaz olgun semailer. Bundan 30 sene önceydi. Kuruyan çamaşırlara hikâye yazardı peltek bir kadın. Sonu başından habersiz cümle birikintileri...
6 Haziran 2012 Çarşamba
Kromozom
Benim yaşımdakiler şimdi Fransa'da filan olanlar hatta, neler yapmış neler yemiş neler giymiş ne dişilerle çiftleşmiş nerelere uçmuştur... Diyor mudur ömründe takıp takıştıracağı tek mücevher, belediye tarafından "aşıları tam ve ayaklarını üşütmekten delicesine korkan ey saygıdeğer hanım evlatları, bu ürkütücü hayvan size saldırmaz, saldırsa dahi o pis dişleriyle öldüren hastalıklar bulaştırmaz" manasındaki yeşil plastik küpe olan bizim kampüste Gazoz diye çağırdığımız köpek.
Geçen gece gördüm. Dolunay altında çimlerde yatıyordu. Çimlerin ve küpenin yeşil olduğunu bilmiyordu evet. Geçen dediysem işte...
Geçen gece gördüm. Dolunay altında çimlerde yatıyordu. Çimlerin ve küpenin yeşil olduğunu bilmiyordu evet. Geçen dediysem işte...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
