zemin, terennüm, meyan, terennüm
6 Haziran 2021 Pazar
20 Mayıs 2021 Perşembe
Nisan Günlükleri, 10 Nisan, Kargı
Sokağa çıkma yasağı var. Bisikletle yan köye, Kargı’ya geldim. Bir motelin önünde, bir eski sandalye gördüm, oturdum. Her yer kapalı. Başımın üzerinde büyük bir çınar ağacı... Gözlerimi kapadım.
Şimdi dedemin Malatya’da bahçede yaptığı gibi, başımı huzurla düşürsem önüme, ağacın gölgesi üzerimde değişse, saçlarımın arasında gezinse rüzgar...
Sukûtta uyusam öyle bir miktar.
Uyandığında alelacele sol koluna davranıp saatine de bakmaz insan böyle zamanlarda.
Sahi dedem şimdi huzurla mı uyuyordur? Huzurlu mudur acaba bilinmezlikte? Pek sanmıyorum.
Şimdi dedemin Malatya’da bahçede yaptığı gibi, başımı huzurla düşürsem önüme, ağacın gölgesi üzerimde değişse, saçlarımın arasında gezinse rüzgar...
Sukûtta uyusam öyle bir miktar.
Uyandığında alelacele sol koluna davranıp saatine de bakmaz insan böyle zamanlarda.
Sahi dedem şimdi huzurla mı uyuyordur? Huzurlu mudur acaba bilinmezlikte? Pek sanmıyorum.
Nisan Günlükleri, 7 Nisan
Bir güvercin çapraz geçiyor önümden, belirli aralıklarla. Ağzına bir dal alıyor yerden, hızla uçup köşedeki müstakbel yuvasına ekliyor. Uygun dalı seçmek için elektrik direğinde soluklanıyor bir miktar, ve devam ediyor.
06:30’da böyle, 08:30’da böyle, çıkıp gidiyorum sonra. Hala böyle mi gün boyu? Ritmik ve bilinçli. Her canlı ritmik, çalışkan ve bilinçli..
Sabah mor çiçek ağacına gelen koca arı, akşam da geliyor.
Muhsin Bey’in çiçekleriyle konuşmasına benziyor arının gelişi..
06:30’da böyle, 08:30’da böyle, çıkıp gidiyorum sonra. Hala böyle mi gün boyu? Ritmik ve bilinçli. Her canlı ritmik, çalışkan ve bilinçli..
Sabah mor çiçek ağacına gelen koca arı, akşam da geliyor.
Muhsin Bey’in çiçekleriyle konuşmasına benziyor arının gelişi..
17 Mayıs 2021 Pazartesi
13 Mayıs 2021 Perşembe
11 Mayıs 2021 Salı
Gönülteli
İçimizdeki şu korku, elbette ki uçucudur. Bir kabuktan veyahut bir otun sürtünmesinden farkında olmadığımız bir anda -belki de coşkuyla koşarken kırlarda- üzerimize bulaşmıştır. Her şeyden sonra fakat, tüm o coşkunun ardından bir sabah, çok erkenden mesela, kainat henüz uyanmışken, henüz uyansa dahi çoktan işe koyulmuşken; kuşlar yavrularını besleyip ötüşlere geçmiş, nehirler yoluna varmış, yapraklar damarlarını güneşe uzatmış, salyangozlar dallara düşmüşken.. hepsinin içinden geçip giderken, -ah böylece geçip gitmek mi olacak benim yapacağım?- sağ omzumuzun ucunda yeniden belirmiştir.
İçimizdeki şu korku elbette ki uçucudur. Bir kabuktan veyahut bir otun sürtünmesinden, farkında olmadığımız bir anda. Üzerimize bulaşmıştır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)